Turkiye’den haber, mizah, yorum ve anilar

Girdiler ‘Anilar’ olarak kategorize edilmiştir

Adiyaman’dan yetisen ilk tIp doktoru

Ağustos 20, 2007 · Yorum Yapın

Nazim Bayllioglu benden 5-10 sene evvel Ankara Tip faku”ltesine kaydolmus, babasi ko”y agasi oldugu ic,in ona bol para go”ndermis, o da okumak yerine is,i haylazliga vurmus, ve 1-2 sene sonra tip faku”ltesinden ayrilmis,.

Ben Adiyaman Ortaokulundayken o da Adiyaman Is, Bankasi s,ubesinde veznedardi. Ayni zamanda bizim ingilizce o”gretmenimizdi. Bildigi birkac, yu”z kelimelik ingilizceyi bize o”gretirdi. Daha sonralari Adiyaman’dan milletvekili sec,ildi. Milletvekilliginin sonunda Ankara’da yasamini su”rdururken bundan 10-15 sene evvel vefat etti.

Dr.Nevzat Binzet, onunla Adiyaman’da ev koms,usu idik. Babasi Riza Binzet birkac, do”nem Adiyaman Belediye bas,kanligi yapti. Benden 2-3 sene evvel Ankara Tip Faku”ltesine bas,ladi. Fakat son zaamanlarinda is,i haylazliga vurdugu ic,in Tip faku”ltesini benden sonra bitirdi. Uroloji ihtisasi yapti. Uzun seneler Afyon Ili Devlet hastanesinde c,alis,ti,bas,arili ameliyatlar yapti. Adiyaman’dan birc,ok kis,i ameliyat olmak ic,in Afyon’a gider ona ameliyat olurlardi. Emekli olduktan sonra Adiyaman’a yerles,ti birkac, sene de Adiyaman sigorta hastanesinde c,alis,ti. S,imdi hayatini Adiyaman’da su”rdu”rmektedir.

Bu bilgilerden de anlas,ildigi u”zere benden evvel tip fakultesini bitiren Adiyaman’li yoktu. Yani sadece ailenin degil Adiyaman’in da ilk doktoruyum. 1961 senesinde Istanbul tip Faku”ltesini bitirdigime go”re mezun olali 45 yil olmus. Zaman ne c,abuk gec,iyor,su gibi akip gidiyor.

Kategoriler: Anilar

Hayatin Garip Cilvesi

Ağustos 19, 2007 · Yorum Yapın

60 Yil onceki bir ani 

Yalcin diye bir ortaokul sinif arkadasim vardi. O zamanlar kisa boylu ve espriyi seven, guzel konusan bir arkadasimizdi. Ortaokul ikinci sinifta iken bir gun ikindi vakti evlerimize gitmek uzere okuldan ciktik.

 

Okulun 100 metre kadar ilerisinde Yenipinar camisi vardi. Caminin bulundugu meydanlik kisma geldigimizde meydanda bir kalabalik gorduk. Herkes kalabaligin ortasinda bir seye bakiyordu. Biz de kalabaliga yaklastik.

 

O sirada Yalcin da kosarak geldi ve “Ne olmus, ne olmus” diye soylenerek, boyu da kisa oldugu icin hemen kalabaligin ortasina dogru ilerledi ve gordugu manzara karsisinda soke olarak bayilp oraya dustu. Cunku yerde kanlar icerisinde babasinin cesedi yatmaktaydi.

 

Orada ogrendigimize gore kasap Ibo denilen Ibrahim ismli 20-25 yas,larindaki genc, Yalcin’in babasini bicakliyarak oldurmustu. Meydandakilerin anlattiklarina gore kasap Ibo elinde hayvan kesmek icin kullandigi bicagi oldugu halde bagirarak, etrafa kufurler ederek, birisini oldurmek icin aradigini haykiriyordu.

 

 Bu sirada 60′ini gecmis, halim selimve kendi halinde bir insan olan Yalcin’in babasi ona:

 ”Evladim niye bagirip,etrafa kufurler saciyorsun. Bak cemaat namaza gidiyor, gunahtir” diye nasihat vermek ister .Ibo ise “Ne soylenip duruyorsun be moruk, oldurecegim adami bulamadim ama onun yerine bari seni oldureyim” diyerek bicagini once adamin kalbine saplar, adam yigilip yere dusunce de mezbahanede (Hayvanlarin kesildi yer) yaptigi gibi adamin boynunu keser.

 

Yine bagirip, cagirarak,etrafa kufuler ederek oradan uzaklasir. Tabii daha sonra yakalanir, yargilanir,omur boyu hapse mahkum edilir. Bu olaydan sonra Yalcin savci olmaya andicer “Savci  olup bu  gibilerin idam edilmelerini  savunacagim” derdi.

 

Kasap Ibo hapishaneye girdi, Yalcin da hukuk fakultesini bitirip avukat oldu. Bu olaydan sonra 33 sene gecti. Kasap Ibo Izmirde cezaevinde iken girtlak kanserine yakalandi, bir sure orada hastanede tedavi edilmesine ragmen durumunun agirlasmasi uzerine hastaneden cikarildi, hapis suresi de dolmak uzere oldugu icin hapisten de cikarilarak memleketi olan Adiyaman’a gonderildi.

 

Bu sirada ben Adiyaman’da dahiliye uzmani olarak muayenehanemde calis,iyordum, Yalcin  da orada avukatlik yapiyordu. Bir gun birkac, kisi muayenehaneme gelerek kasap Ibo’nun girtlak kanseri nedeniyle durumunu agirlasmasi ve yasama umidi kalmamasi uzerine Adiyaman’a getirdikllerini simdi ise nefes alamaz halde oldugunu soylediler.

 

Izmir’deki hastanede kendilerine eger nefesi cok daralirsa Adiyaman Hastanesine yatirmalarini veya evde oksijen vermelerini soylemisler. “Hastaneye yatiramayiz, c,unki Yalcin Beyin esi Yildiz Hanim Bashekim. Yine ayni nedenle  hastaneden oksijen tupu de alamayiz. Siz eve kadar gelip hem Ibrahim’i muayene eder hem de hastaneden oksijen tupu alip evde oksijen vermemizi saglarsaniz size cok minnettar oluruz” dediler.

 

Ben de onlarla beraber evlerine gittim. 35 seneki sahne gozlerimin onunde oldugu halde soluk almakta buyuk gucluk ceken, nerdeyse bogulacak gibi olan, saclari bembeyaz, yasli ve zayiif gorunumlu, yuzu mosmor, gozleri yuvalarindan cikarcasina disari firlamis, kasap Ibo ile karsilas,tim. Kendi kendime “Iste sonunda felegin en buyuk tokati budur” diye dusundum.

 

Oradan ayrildiktan sonra adamin yakinlari ile beraber hastaneye gittik. Hastane bashekimi Yildiz hanim,Yalcin beyin esi idi. Kendisi ayni zamanda genel cerrahi uzmaniydi. Yildiz hanima durumu anlattim. “Oksijen tupu verelim ama Yalcin Beyin bundan katiyen haberi olmasin” dedi. Beraber geldigimiz adamlara da durumu soyledim, kendilerine oksijen tupu verildi. Birkac, gun sonra da kasap Ibo’nun oldugunu duydum.

 

10 sene kadar sonra da Yildiz Hanimin vefat ettigini ogrendim. Yalcin Bey iyi arkadasimdi. Son senelerinde Adiyaman’daki avukatlik go”revini birakarak, Istanbul’a geldi. Sisli’de avukatlik burosu acti. Isleri de iyiydi. Bundan tahminen 10 sene kadar evvel bir kalb krizi sonucu vefat ettigini ogrendim. Allah rahmet eylesin.

Kategoriler: Anilar